KAÇ PARA KAÇ: NEVROTİK BİR TRAGEDYA

Kaç Para Kaç, yönetmenliğini ve senaristliğini Reha Erdem’in yaptığı, 1999 yapımı bir trajedi örneğidir. Film ev ve iş arasında mekik dokuyan Selim’in, bir gün bindiği bir takside bulduğu 450.000 dolar ile hayatında oluşan dönüşümleri; paranın anlamı ve insan hayatındaki yerini sorgulayarak ele alır. Bu yazıda, Kaç Para Kaç filmi trajedi türünün özellikleri, Nietzsche’nin tragedya anlayışı ve Sigmund Freud’un nevrotik anksiyete görüşü temel alınarak incelenecektir.

Trajedi ve Özellikleri

Trajedi veya bir diğer adı ile tragedya, Yunanca tragoidia sözcüğünden gelir ve “keçilerin ezgisi” anlamını taşır. Antik Yunan’da, Dionysos adına yapılan törenlerde, korodaki insanların keçi derisinden oluşmuş kıyafetleri giyerek şarkı söyledikleri için bu isim ile anılır. Kahramanın çevresinde gelişen olaylarla savaşıp sonrasında yenik düşmesini ve iyi bir durumdan kötü bir duruma gelmesini anlatır. Amacı ahlak ve erdem örneği göstermektir. Trajik olayı, iki çelişki arasından doğan bir durum ile oluşturur. Trajedi türünde üç birlik kuralı esastır: olay, zaman ve mekân birliği. Modern trajedi örneklerinde bu kuralda bazı yıkılmalar gözlemlenebilir. 17. yüzyıl öncesi konularını sadece tarih ve mitolojiden alan trajedi, sonrasında gündelik hayattan konuları da işlemeye başlamıştır.

Nietzsche ve Tragedya

Nietzsche’ye göre sanat, insan yaşamındaki çatışmaları yansıtır ve özellikle tragedya üzerinde yoğunlaşır. Yaşamda ve sanatta oluşan çatışmayı, eski Yunan tanrıları Apollon ve Dionysos ikiliğine bağlar. Dionysos coşku ve kendinden geçmeyi simgelerken, Apollon ölçü ve dengeyi temsil eder. Dionysos’un coşkusu güzel biçimlerle dışa vurulur ve Apollon ile birleşerek tragedyanın temelini oluşturur. Nietzsche, insanın hem var olma hem de yok olmaya dayalı görüşlerini, en büyük trajedi olarak tanımlar.

Freud’un Nevrotik Anksiyete Kuramı

Nietzsche’nin görüşleri, Freud’un bilinç ve bilinçaltı anlayışını etkilemiştir. Freud bilinci üç kategoriye ayırır: id, ego ve süperego. İd, temel ilkel dürtüleri içerir ve haz ilkesine göre hareket eder. Ego, gerçeklik ilkesine dayanır ve id ile toplum kuralları arasında denge kurmaya çalışır. Süperego, ahlak ilkeleri doğrultusunda hareket eder ve ideal benliği hedefler. Egonun id dürtülerini süperegoya göre karşılayamadığı durumlarda çatışma oluşur ve birey anksiyete yaşar. Birey önce doğal mekanizmalarla, sonra hastalıklı savunma teknikleriyle gerilimden kurtulmaya çalışır. Nevrotik birey, gerçek ile hayali ayırt edebilir fakat içsel çatışma yaşar.

Kaç Para Kaç Film Analizi

Selim, soğuk ve içine kapanık bir karakterdir. Çevresi tarafından dürüst ve güvenilir olarak nitelendirilse de içsel çelişkileri ve tutarsızlıkları vardır. Film, paranın Selim üzerindeki etkisini ve bireyin nevrotik çatışmalarını detaylı bir biçimde gösterir. Parkta kızının yanında bulduğu parayı almayı aklından geçirmezken, takside bulduğu 450.000 dolar karşısında ne yapacağını bilemez. Parayı geri vermek yerine eve götürmesi, onun trajik baht döngüsünün başlangıcıdır.

Para, Selim’de sürekli bir endişe ve kaçma ihtiyacı yaratır. Çevresindeki insanlar ve paraya dair düşünceler, Selim’in içsel çatışmasını yoğunlaştırır. Çırağını nedensiz bir şekilde kovması, antikacıda yere yığılması ve sokak kenarında kusması, nevrotik anksiyetenin somut göstergeleridir. Para, onun hem libidosunu doyurmak için bir araç hem de hayatındaki çatışmaların tetikleyicisidir.

Selim’in eşi Ayla ile sabit bir evliliği vardır ve cinsel anlamda bir birliktelik gözlenmez. Süperegosu baskın olan Selim, bastırılmış dürtülerini para harcama ve çalışarak doyurmaya çalışır. Film, Selim’in kendi vicdanı ve toplumsal düzen arasındaki çatışmayı, paranın hayatındaki rolü üzerinden dramatik bir biçimde işler.

Komşusu Nihal, Selim’e karşı ilgisini gösterirken, Selim bunu bastırır. Fakat paranın ve nevrotik kaygılarının etkisiyle, karakterin çevresine karşı tutumu giderek değişir. Selim’in trajik sonu, hayatındaki tüm çatışmaların doruk noktasıdır; paranın yol açtığı içsel ve toplumsal gerilimler, onu intihara sürükler. Film, trajik yapıyı tam anlamıyla korur: Selim’in ölüme yönelişi, Nietzsche’nin ve Freud’un teorileriyle paralel bir biçimde, yaşam ve ölüm arasındaki insan trajedisini gösterir.

Sonuç olarak, Kaç Para Kaç, bireyin içsel çatışmasını ve trajik yolculuğunu paranın simgesel gücü üzerinden anlatan bir eser olarak öne çıkar. Selim’in hikayesi, trajedinin klasik özelliklerini taşırken, modern bireyin nevrotik anksiyetesi ve libidoyu doyurma çabasıyla birleşir. Film, paranın hayatımızdaki yerini sorgularken, izleyiciye trajedinin hem teorik hem de dramatik yüzünü sunar.

Bir Cevap Yazın

Cinemonolog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin